Bir martı hüznüyle dolaşan sahralarda Ve yine bendim bir agave,çölün ortasında. Son bir güçle sana meyvesini yediren.. Nankörsün Ey Aşk !bunu yaz bi kenara.
...
Gel hele şöyle,sırtını ver sırtıma. Sorma,bilmiyorum kaç defa öleceğiz. Seninle daha yazılmamışlarımız var.. Bi'çareliklere,bi'haberliklere Beraber söveceğiz..
Henüz erken ama Sepia,henüz erken Hüznü içeceğiz seninle aynı bardaktan, Beraber yakacak genzimizi. Tabağımızdaki, son kahrı sünnetleyeceğiz..
Nereden başlayalım Sepia, Neyin,kimin kulaklarını çınlatalım ? Hangi gidişin,hangi arabanın,hangi vedanın.. Ben o kahve tonlarında gidişini, Hiçbir Havva'nın gözünde aramadım.
Hangi Kaf'ın hangi rengin ardındasın şimdi, An'da kaç kahır düşüyor şakaklarına ? Hangi yol,hangi yağmur,hangi çile.. Şimdi söyle bana,hangi kahverengi, içimizdeki kahırverengini bastırır Sepia !
Düşmedik yılların,ayların,günlerin hesabına.. Seninle an'ı yaşamak vardı şimdi Sahi,hiç olmazsa ; Yeniden ayrılmayı bile haketmedik mi ?